KARAR BİLGİ FORMU

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ
Kararı Veren Birim
Birinci Bölüm
Karar Türü (BasvuruSonucu)
Kabul Edilemezlik vd.
Künye
Künye
Başvuru Adı
MEHMET ALİ DOĞAN
Başvuru No
35187
Başvuru Tarihi
16/7/2021
Karar Tarihi
13/2/2024
Resmi Gazete Tarihi
II. BAŞVURU KONUSU
Başvuru, güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesine dayanılarak iş akdine son verilmesi üzerine açılan işe iade davasının reddedilmesi nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkı ile makul sürede yargılanma hakkının ve çalışma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
III. İNCELEME SONUÇLARI
Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler) Hakkaniyete uygun yargılanma hakkı (bariz takdir hatası, içtihat farklılığı vs.-hukuk) Açıkça Dayanaktan Yoksunluk
Makul sürede yargılanma hakkı (hukuk) Başvuru Yollarının Tüketilmemesi
Kapsam dışı haklar Kapsam dışı (hak) Konu Bakımından Yetkisizlik
IV. İLGİLİ HUKUK

KARAR

 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

MEHMET ALİ DOĞAN BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2021/35187)

 

Karar Tarihi: 13/2/2024

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

 

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

 

 

Selahaddin MENTEŞ

 

 

İrfan FİDAN

 

 

Muhterem İNCE

Raportör

:

Duygu KALUKÇU

Başvurucu

:

Mehmet Ali DOĞAN

Vekili

:

Av. İbrahim ÇELİKER

 

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesine dayanılarak iş akdine son verilmesi üzerine açılan işe iade davasının reddedilmesi nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkı ile makul sürede yargılanma hakkının ve çalışma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

A. İşe İade Davasına İlişkin Süreç

2. Başvurucu, 2012-2017 yılları arasında Batman Belediyesi (Belediye) bünyesinde çeşitli alt işveren şirketler (şirket) nezdinde işçi olarak çalışmakta iken 23/7/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname (KHK) kapsamında iş akdi feshedilmiştir.

3. Başvurucu, Batman 1. İş Mahkemesi (Mahkeme) nezdinde işe iade davası açmıştır. Mahkeme, KHK kapsamında gerçekleştirilen feshin denetime açık olmadığını belirterek davanın reddine hükmetmiş; başvurucu, istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

4. İstinaf talebini inceleyen Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2/6/2021 tarihli ve kesin nitelikli kararla istinaf başvurusunun esastan reddine hükmetmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, kararında yargılama dosyasına giren İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığının tevdi raporuna yer vermiş; işverende iş akdinin devam ettirmesinin beklenemeyeceği şekilde şüphe meydana geldiğini belirterek iş akdinin şüphe feshi kapsamında ve geçerli nedenle feshedildiğini hüküm altına almıştır. Tevdi raporuna ek olarak ibraz edilen ve gerekçeli karara da yansıyan belgede başvurucu ile ilgili tespitler şu şekilde sıralanmıştır. Buna göre başvurucu;

- 24/1/2006 tarihinde PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün propagandasını yapma, örgüt elebaşı lehine slogan atma suçlarından yakalanarak gözaltına alınmış ve 2006/323 esasına kayden yürütülen soruşturma kapsamında 2006/164 D. İş sayılı kararla tutuklanmıştır.

- Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/2525 sayılı soruşturma dosyası kapsamında PKK/KCK terör örgütünde KCK-TM yapılanmasına bağlı olarak faaliyet gösteren Batman Kent Meclisi isimli oluşumda aktif görev aldıkları tespit edilen şahıslara yönelik olarak 8/12/2012 tarihinde yapılan operasyonel çalışmalar neticesinde yakalanarak gözaltına alınmış, başvurucunun 2010-2012 tarihleri arasında Diyarbakır'da meydana gelen on iki farklı yasa dışı olaya katıldığı tespit edilmiştir.

-15/2/2014 tarihinde örgüt elebaşısının yakalanarak Türkiye'ye getirilmesini protesto etmek için organize edilen, yaklaşık 1.500 kişinin katıldığı yürüyüş esnasında ve sonrasında meydana gelen yasa dışı olaylara iştirak ettiği kamera kayıtları ile tespit edilmiş; bu kapsamda 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet suçundan Batman Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2014/8009 esasına kayden hakkında soruşturma başlatılmıştır.

5. 7/7/2021 tarihinde nihai kararı öğrendiğini beyan eden başvurucu 16/7/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

6. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

B. Batman Cumhuriyet Başsavcılığı Tarafından Yürütülen Ceza Soruşturmasına İlişkin Süreç

7. Başsavcılık, örgüt elebaşının yakalanarak Türkiye'ye getirilmesini protesto etmek için 15/2/2014 tarihinde gerçekleştirilen gösteride yasa dışı olaylara karıştığını iddia ettiği başvurucu da dâhil 55 kişi hakkında 2911 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılması talebiyle iddianame hazırlamıştır. İddianamede, olay anını gösteren Görüntü İnceleme Tespit Tutanaklarına göre yüzlerini puşi ile kapatan bir grubun elinde taş ve sopa olduğu, yürüyüşü takip eden görevlilere karşı taşlı ve sopalı saldırıya geçmesi üzerine göz yaşartıcı gaz ve TOMA'yla (toplumsal olaylara müdahale aracı) müdahale edildiği, taş atan grubun ara sokaklara kaçtığı, taşlı ve sopalı saldırılar sonucu kamu araçlarının ve vatandaşlara ait işyerleri ile araçların zarar gördüğü, yürüyüşüne katılanların ihtara ve zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar ettiği belirtilmiştir.

8. Batman 5. Asliye Ceza Mahkemesinde (Ceza Mahkemesi) görülen yargılamada başvurucu; üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, siyasi parti üyesi olduğunu, yürüyüş için değil basın açıklaması yapmak için olay yerine gittiğini, polise taş ve benzeri bir şey atmadığını ancak polislerin uyarmadan tazyikli su ile müdahale ettiğini, kendisinin olay anında bayıldığını belirtmiştir.

9. Ceza Mahkemesi 15/3/2022 tarihli kararıyla, isnat edilen suçun kanunda suç olarak tanımlanmadığından bahisle başvurucu da dâhil tüm sanıkların beraatine hükmetmiştir. Gerekçeli kararda, Görüntü İnceleme Tutanağı'nın incelemesi neticesinde sanıklar olduğu belirtilen kişilerin ellerinde sopa ve silah, yüzlerinde ise puşi olmadığı, kimliklerinin emniyet güçleri tarafından kolaylıkla tespit edilebildiği, bazılarının toplantıya katılmamakla birlikte kalabalıkta olduğu, sanıkların kolluk güçlerine yapılmış bir karşı koyma eyleminin tespit edilemediği, ellerinde sopa ve taş olduğu belirtilen kişi ve kişilerin hangi sanıklar olduğuna dair bir saptama bulunmadığı belirtilmiştir.

10. Dosya, istinaf incelemesinde derdesttir.

C. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı Tarafından Yürütülen Ceza Soruşturmasına İlişkin Süreç

11. Başsavcılık 2012/2525 sayılı soruşturma dosyası kapsamında PKK/KCK terör örgütündeki KCK-TM yapılanmasına bağlı olarak faaliyet gösteren Batman Kent Meclisi isimli oluşum içinde aktif olarak görev aldığı ve 2010-2012 tarihleri arasında Diyarbakır'da meydana gelen on iki farklı yasa dışı olaya katıldığı tespitleri ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan başvurucu hakkında iddianame düzenlemiş, Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde dava açmıştır. Batman Cumhuriyet Başsavcılığı da başvurucu hakkında ayrıca terör örgütüne üye olma isnadı ile iddianame düzenlemiş ve Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/131 esasına kayden dava açmış; Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen yargılama ile birleştirilen dosya Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesinde (AğırCeza Mahkemesi) görülmüştür.

12. Ağır Ceza Mahkemesi; gizli tanık ve tanık beyanları, HTS kayıtları ile dosya kapsamında yer alan diğer bilgi ve belgeleri değerlendirmek suretiyle 26/4/2022 tarihinde başvurucunun örgüt üyeliğinden 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Kararın gerekçesinde başvurucunun PKK/KCK silahlı terör örgütünün Kent Meclisi isimli oluşumuna ait komisyonların BDP Merkez İl ve İlçe Başkanlığı binalarında düzenlenen toplantılarına bu özelliğini bilerek Emek bölgesine bağlı Bayındır Mahallesi sözcüsü sıfatıyla katılım sağladığı, Batman'da gerçekleştirilen ve örgütün propagandasına dönüşen çok sayıda eyleme katıldığı, bu şekilde örgüt adına sivil itaatsizlik faaliyetleri içinde meydana gelen olayların organizasyonunda yer aldığı, örgüt adına para toplama, örgüte katılım sağlama gibi çalışmalar yürüttüğü, örgüt ile arasında organik bağ kurduğu tespit ve değerlendirmelerine yer verilmiştir.

13. Dosya, istinaf incelemesinde derdesttir.

II. DEĞERLENDİRME

A. Hakkaniyete Uygun Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

14. Başvurucu; idare tarafından iş akdinin feshine gerekçe gösterilen terör örgütleri ile irtibatı/iltisakı olduğu yönündeki iddiaların araştırılmadığını, fesih tarihinde mevcut olmayan, emniyet tarafından sonradan oluşturulan bir rapora istinaden işverenin iddiasının doğru olduğundan bahisle davanın reddedildiğini, derece mahkemelerince yapılan değerlendirmenin Yargıtay'ın yerleşik içtihadına aykırı olduğunu, bu yöndeki itirazlarının istinaf incelemesinde de karşılanmadığını belirterek hakkaniyete uygun yargılanma hakkı ile eşitlik ilkesinin, silahların eşitliği ilkesi ile gerekçeli karar hakkının ve masumiyet karinesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

15. Başvuru, hakkaniyete uygun yargılanma hakkı yönünden incelenmiştir.

16. Somut olayda başvurucu hakkında işvereni şüphe feshine götüren olgunun tevdi raporunda başvurucu ile ilgili yapılan değerlendirme olduğu görülmüştür. İşe iade davası kapsamında dosyaya getirtilen bilgi ve belgelerde başvurucunun PKK/KCK yapılanmasında görev aldığına dair tanık beyanları olduğu, bu kapsamda hakkında devam eden birden fazla soruşturma bulunduğu ve gözaltı tedbirinin uygulandığı anlaşılmıştır.

17. Şüphe feshinin mahiyeti gereği ispatı beklenemese de Yargıtay içtihadında da belirtildiği üzere şüphe, işçinin kişiliğinden kaynaklanan bir sebebe dayanmalı; bu sebep de ciddi, önemli ve somut nitelikte objektif olay ve vakıalar ile desteklenmelidir. Aksi hâlde hukuk devletinin bir gereği olan hukuki güvenlik ilkesine aykırı şekilde keyfî uygulamaların gündeme gelmesi söz konusu olabilecektir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15/11/2018 tarihli ve E.2015/22-2715, K.2018/1720 sayılı kararı; Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 22/10/2007 tarihli ve E.2007/16878, K.2007/30923 sayılı kararı).

18. İlke olarak mahkemeler önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusu olamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden, bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik içeren yorum, uygulama ve sonuçlar Anayasa Mahkemesinin denetim yetkisi kapsamındadır (Ahmet Sağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).

19. Somut olayda başvurucuya ilişkin güncel ve kişisel bilgilerin dosyaya getirildiği, mevcut tespitler üzerinden bir değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Bu kapsamda yargılama bir bütün olarak ele alındığında dosyaya yansıyan bilgilerin şüphe feshi açısından yeterli olduğu yönündeki mahkeme kararının keyfî olduğu veya bariz bir takdir hatası içerdiğini söylemek mümkün görünmemektedir.

20. Başvurucunun ileri sürdüğü iddialar, mahkemelerce delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının yorumlanmasına ilişkin olup mahkeme kararlarında bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik oluşturan husus da bulunmadığı dikkate alındığında ihlal iddialarının kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu anlaşılmıştır.

21. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

22. Başvurucu, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

23. Anayasa Mahkemesi, olay ve olguları somut başvurular ile benzer nitelikte olan Veysi Ado ([GK] B. No: 2022/100837, 27/4/2023) kararında anılan şikâyetle ilgili olarak uygulanacak anayasal ilkeleri belirlemiştir. Bu çerçevede Anayasa Mahkemesi 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun'un geçici 2. maddesinde 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanun'un 40. maddesi ile yapılan değişikliğe göre 9/3/2023 tarihi (bu tarih dâhil) itibarıyla derdest olan, yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddialarıyla yapılan başvurulara ilişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmayacağı neticesine varmıştır.

24. Somut başvuruda anılan kararda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır. Dolayısıyla makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddia yönünden başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik kriterleri yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. Çalışma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

25. Başvurucu, iş akdinin geçerli bir sebep gösterilmeksizin haksız bir şekilde feshedildiğini, buna dair açılan işe iade davasının ise yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan reddedildiğini belirterek çalışma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

26. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 45. maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre bireysel başvurunun incelenebilmesi için kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddia edilen hakkın Anayasa’da güvence altına alınmış olmasının yanı sıra Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (Sözleşme) ve Türkiye’nin taraf olduğu Sözleşme'ye ek protokoller kapsamına da girmesi gerekir. Anayasa ve Sözleşme’nin ortak koruma alanı dışında kalan hak ihlali iddiasını içeren başvurular bireysel başvurunun kapsamında değildir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18).

27. Bireyin dilediği alanda çalışma özgürlüğü ve çalışma hakkı Anayasa'nın 48. ve 49. maddelerinde güvence altına alınmış olmakla birlikte Sözleşme'de düzenlenen haklardan değildir (Serkan Acar, B. No: 2013/1613, 2/10/2013, § 24).

28. Buna göre başvuru dilekçesinde ifade edildiği şekliyle ihlal edildiği ileri sürülen çalışma hakkı, Anayasa ve Sözleşme ile Türkiye'nin taraf olduğu ek protokollerin ortak koruma alanına girmediğinden bu iddianın konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Çalışma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın konu bakımından yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 13/2/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.