Mahkum olanın, mahkumiyeti memurluğa engel değilse atanabileceği

Mahkumiyeti tecil edilip tecil süresini öngörülen şartlara uygun olarak tamamlamış olanların 657 sayılı Kanunun 48 nci maddesinin aradığı anlamda hükümlülüğü söz konusu olamıyacağından; tecil süresi sonunda diğer şartları haiz olması kaydıyla memuriyete alınması veya memuriyetinin devam etmesi gerektiği Hk.


Kanun / Madde(ler) 657 / 48, 98 Tarih : 01/01/1988
Kaynak 3 sayılı bülten 71. sayfa

......................... Raporun tetkiki sonucunda ..............'nun memuriyete başladığı 1.10.1979 tarihinden önce bir cürümden dolayı 10 ay süre ile mahkum olmuş bulunması sebebiyle 657 sayılı Kanunun değişik 48 nci maddesi ile belirlenmiş olan memuriyete alınma şartlarından birini taşımadığı halde memuriyete alındığının Bakanlığınca.................öğrenildiği tespit edilmiştir.

Bilindiği üzere T.C. Kanununun adı geçenin durumuna uyan değişik 95 nci maddesinin 11.işaretli fıkrasında "Cürüm Be mahkum olan kimse hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde İşlediği diğer bir cürümden dolayı evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya yahut hapis veya ağır hapis cezasına mahkum olmazsa, cezası tecil edilmiş olan mahkumiyeti esasen vaki olmamış sayılır." denilmektedir. Bu hüküm karşısında, durumunun öğrenildiği tarihten önce ilgilinin hukuken 48 nci maddedeki şartları ihraz etmiş olduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan 657 sayılı Kanunun 98 nci maddesi uyarınca bir kimsenin memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması sebebiyle memurluğunun sona ermesi için, şartlardan herhangi birini taşımama halinin bu durumun öğrenildiği tarihte de devam etmesi gerektiği düşünülmektedir. Başka bir ifadeyle memuriyete girişteki usulsüzlüğün sonradan hukuken izale edilmiş olmasına rağmen mücerret eski halin memuriyete son vermek için yeterli olmayacağı kabul edilmektedir. Nitekim dolandırıcılık suçundan 1,5 ay hapis cezasına mahkum ve cezası tecil edilen memurun idaresince 657 sayılı Kanunun değişik 48 nci maddesindeki şartlardan birini kaybettiğinden bahisle mahkumiyetin kesinleştiği tarihten 5 yıl sonra memuriyetine son verilmesi üzerine memur tarafından açılan iptal davasında, Danıştay 5 nci Dairesince (Esas No: 1984/821, Karar No: 1984/3917) davacının memuriyetine son verme işleminin iptaline dair alınan kararda aynen "Yukarıda açıklandığı üzere tecil edilen mahkumiyet aftan farklı olarak kanunen belli deneme süresi sonunda ortadan kalkmakta böylece 657 sayılı Kanunun aradığı anlamda bir hükümlülük kalmamaktadır.

Bu İtibarla mahkumiyeti tecil edilip tecil süresini öngörülen şartlara uygun olarak tamamlamış olan bir kişinin 657 sayılı Yasanın 48 nci maddesinin aradığı anlamda hükümlülüğü söz konusu olamayacağından, tecil süresi sonunda diğer şartları haiz olması kaydıyla memuriyete alınmasına veya devamına engel bir durum bulunmamaktadır.11 denilmek suretiyle yukarıda ifade edilen düşünce teyid edilmiştir

Bir an için aksine düşünceye itibar edilerek ilgilinin memuriyete son verilmesinin ise yargı organlarının idari eylem ve işlemlerin istikrar içinde bulunmasına dair müstakar içtihatları ile bağdaşmayacağı açıktır Gerçekten yüksek yargı organlarının, usulsüz bir terfii müteakip mevzuata uygun birkaç terfi kaydeden memurun bu halinin istikrar ilkesi uyarınca aynen muhafazası gerektiğine dair kararları mevcut bulunmaktadır. Bu itibarla memuriyete alındığı tarihle memuriyete alınma şartlarından birini taşımadığının öğrenildiği tarih arasında geçen süre zarfında durumu mevzuata uygun hale gelen, hizmet süresi itibariyle yukarıda değinilen içtihatların kapsamında bulunan ...............'nun memuriyetinin devam etmesi gerektiği düşünülmektedir