Memur serbest avukat eşinin tedavisini kurumuna yaptıramaz

Devlet memurunun serbest avukatlık yapan eşinin tedavi giderlerinin memurun kurumu tarafından ödenemeyeceği hk.


Kanun / Madde(ler) 657 / 209, 210 Tarih : 21/12/1999
Kaynak 18 sayılı bülten 35. sayfa

Devlet memurunun serbest avukatlık yapan eşinin tedavi giderlerinin memurun kurumu tarafından ödenip ödenemeyeceğine ilişkin ilgide kayıtlı yazınız incelenmiştir.

Bilindiği üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 209 uncu maddesi hükmü uyarınca memurların eşlerinin tedavilerinin kurumlarınca sağlanacağı ve 210 ncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ?209 ncu madde ile bu madde hükümleri Maliye ve Sağlık Bakanlıklarının görüşleri alınmak suretiyle Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanacak yönetmeliğe göre uygulanır.? hükmü uyarınca 27.7.1973 tarih ve 7/6913 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile ?Devlet Memurlarının Tedavi Yardımı ve Cenaze Giderleri Yönetmeliği? yürürlüğe konularak 11.8.1973 tarih ve 14622 sayılı Resmi Gazete?de yayımlanmış bulunmaktadır. Anılan Yönetmeliğin 3 ncü maddesinin (A) bendinde ?b) Devlet memurunun herhangi bir şekilde sağlık yardımından yararlanamayan eşi,? ve 40 ıncı maddesinde de her Devlet memurunun tedavi yardımından yararlanabilecek olanlara ilişkin beyanname vermesi gerektiği hükmü yer almaktadır. Yönetmelikte yer alan ?Tedavi Yardımı Beyannamesi?nin 1 inci fıkrasında ?Eşinin Devlet memuru veya 657 sayılı Kanuna 1327 sayılı Kanunla eklenen ek geçici 6,7,9,12,13,14 ve 16. maddelerde söz konusu edilen personel veya bir zümreye sağlık yardımı sağlayan bir kanuna tabi olmadığını,? beyan ederim hükmü bulunmaktadır.

Yukarıda yer verilen hükümlerden Devlet memurunun istese de sağlık yardımından faydalanma imkanı bulunmayan eşinin anlaşılması gerekmektedir.

Bu itibarla, Devlet memurunun topluluk sigortasına tabi olarak serbest avukatlık yapan ancak pirim ödememek suretiyle kendi isteğiyle sağlık yardımından yararlanmayan eşinin tedavi giderlerinin memurun kurumunca ödenemeyeceği değerlendirilmektedir.

Diğer taraftan, 2575 sayılı Danıştay Kanununun 40 ncı maddesi çerçevesinde ancak Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu tarafından verilen içtihadı birleştirme kararlarının Danıştay, yönetsel yargı yerlerini ve idareyi bağlayacağı hüküm altına alınmış olup, ilgili hakkında tesis edilmeyen ve içtihadı birleştirme niteliği taşımayan bahis konusu Danıştay kararlarının emsal alınması suretiyle ilgili hakkında bu yönde işlem yapılmasının uygun olmayacağı mütalaa edilmektedir