Mesai saatleri dışında kendi nam ve hesabına çalışma

Yazdır
KategoriTicaret
Kanun / Madde(ler)657 / 28
Tarih01/01/1996
Kaynak14 sayılı bülten 60. sayfa
Özet657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi Kimya Mühendislerinin 6269 sayılı Kanunun 5 inci maddesi çerçevesinde, mesai saatleri haricinde mesleki sahalarında işverene tabi olmaksızın şahsi sorumlulukları altında kendi nam ve hesabına veya vekalet akdine dayanarak çalışmalarının mümkün bulunduğu hk.

Bakanlığınızda 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi Kimya Mühendisi kadrosunda görev yapmakta olan personelin, mesai saatleri dışında serbest olarak veya mesleği ile ilgili bir kuruluşta ücret karşılığı çalışıp çalışamayacaklarına ilişkin görüşümüzün bildirilmesi hususundaki ilgi yazılarınız incelenmiştir.

15.2.1954 tarih ve 6269 sayılı Kimyagerlik ve Kimya Mühendisliği Hakkında Kanunun 5 inci maddesinde "1 inci maddede yazılı unvanları almış olanlardan Devlet ve müesseseleriyle yarı resmi teşekküllerde vazife almış olanlar mesai saatleri dışında mesleki sahada serbest çalışabilirler." hükmü yer almaktadır.

31.12.1960 tarih ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 65 inci maddesinde; serbest meslek kazancının tarifi yapılmış, her türlü serbest meslek faaliyetlerinden doğan kazançların serbest meslek kazancı olduğu belirtilmiştir. Serbest meslek faaliyeti ise, sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılması şeklinde tarif edilmiştir. Aynı Kanunun 66 ncı maddesinde ise "Serbest meslek faaliyetini mutat meslek halinde ifa edenler, serbest meslek erbabıdır. Serbest meslek faaliyetinin yanında meslekten başka bir iş veya görev ile devamlı olarak uğraşılması bu vasfı değiştirmez..." hükmü ile de serbest meslek erbabı açıklanmıştır.

Özel kanunlarına göre meslek ve san'atlarını serbest olarak icra etme hak ve yetkisine sahip olan kamu teknik hizmetlerinde çalışmakta olan kimyager ve kimya mühendislerinin sermayesinden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerini, işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına işyeri açmak suretiyle mesleklerini icra ettikleri takdirde "Serbest" olarak çalıştıkları şüphesizdir.

Ancak, bu personelin mesleklerini başkalarına ait işyerlerinde icra etmek istedikleri takdirde, bir başkası (işveren) ile karşılıklı borç ilişkisine girecekleri tabiidir. Meslek ve san'atın icrası müstakilen ve kendi başına icra edilmediği takdirde, bir başkasıyla "hizmet", "istisna" veya "vekalet" akidlerinden birisi yapılmak suretiyle yerine getirilecektir. Bu borç ilişkisinin taraflara getirdiği mükellefiyetler, mesleğin icrasının serbest" olup olmadığının tespiti bakımından önemli olup, Borçlar Kanununun 313, 355 ve 386 ncı maddelerinde sözkonusu akitlerin tarifleri yapılmıştır.

Hizmet aktinde, işçinin, bir ücret karşılığında işverenin denetim ve talimatı altında ve ona bağlı olarak çalışmak mükellefiyeti altına gireceği belirtilerek, aktin tarafları arasında sıkı bir bağımlılık ilişkisi bulunmaktadır. İstisna aktinde, bir tarafın (müteahhid) ücret karşılığında öteki tarafa (iş sahibi) bir şeyin yapılmasını taahhüd edeceği belirtilmiştir.

Burada iş sahibi için önemli olan, işin yapılarak teslim alınmasıdır. Müteahhid, işi yapmak için iş sahibine bağlı olmaksızın çalışma usul ve saatleri açısından serbestçe hareket edebilir. Vekalet aktinde de, vekilin kendisine akitle yükletilen işi yönetme ve kabul ettiği işi sapma borcu altında olduğu ve işini işverenin sürekli denetim ve gözetim altında yapmaması sebebiyle hizmet akünden farklılık ve serbestlik arzetmektedir Bu çerçevede hizmet akti ile çalışanın meslek ve san'atını "serbest" icra ettiğinden bahsedilememekle birlikte, istisna ve vekalet akitleri çerçevesinde mesleğin icra edilmesi, mahiyet ve netice itibarı ile "serbest meslek icrası" sayılmaktadır.

Diğer taraftan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 28 inci maddesinde Memurlar Türk Ticaret Kanununa göre (Tacir) veya (Esnaf) sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunamaz; ticaret ve sanayi müesseselerinde görev alamaz; ticari mümessil veya ticari vekil veya kollektif şirketlerde ortak veya komandit şirkette komandite ortak olamazlar. (Görevli oldukları kurumların iştiraklerinde kurumlarını temsilen alacakları görevler hariç)..." hükmü bulunmaktadır.

Bu hüküm gereğince, özel mevzuatına göre memuriyette iken mesleklerini serbest olarak icra edebilecek olan Devlet memurlarının ticaret ve sanayi müesseselerinde bir hizmet aktine dayanarak görev almaları mümkün bulunmamaktadır.

Bu itibarla, kimyagerler ve kimya mühendislerinin, 6269 sayılı Kanunun 5 inci maddesi çerçevesinde, mesai saatleri haricinde mesleki sahalarında işverene tabi olmaksızın bahsi sorumlulukları altında kendi nam ve hesabına veya bir işverene tabi olarak ancak, istisna veya vekalet akdine dayanarak çalışmalarının mümkün bulunduğu mütalaa edilmektedir.

Bu görüş 2839 kez okundu.