Mahkeme kararının uygulanması

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48/A-5 maddesin de belirtilen şartları taşımadığından bahisle memuriyet giriş sınavının idarece iptal edilmesi üzerine; açılan dava sonucu mahkemece verilen idari işlemin iptaline ilişkin kararın uygulanması hk.


Kanun / Madde(ler) 657 / 48 Tarih : 14/05/2002
Kaynak 22 sayılı bülten 39. sayfa

Ankara 9. İdare Mahkemesince verilen davacının 6S7 sayılı Kanunun 48/A-5 maddesinde belirtilen şartlan taşımadığından bahisle sınavının iptaline ilişkin işlemin iptali yolundaki kararda davacının dava konusu işlem nedeniyle mahrum kaldığı maddi haklarının 19.07.1997 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verildiği halde özlük haklarından bahsedilmemesi nedeniyle 19.07.1997-12.03.2001 tarihleri arasında açıkta geçen sürelerinin terfiinde değerlendirilip değerlendirilemeyeceğine ilişkin ilgi yazınız ve ekleri görülmüştür.

Bilindiği Özere Maliye Bakanlığınca yayımlanan 81 Seri No'lu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinde ???? Öte yandan anılan hükme dayanılarak çeşitli kurumlara yazılan yazılarımızda: Kurumlarınca meslekten ihraç edilen, müstafi sayılan ya da haklarında benzeri işlemler yapılan personelce bu işlemlerin iptali için idari yargıya gidilmiş, fakat dava dilekçelerinde aylık ve Özlük haklarına ait bir istemde bulunulmamış ve tazmin hüküm olunmamış ise fiilen görev yapılmayan süreye ilişkili olarak bir ödeme yapılmasının mümkün olmadığı açıklanmıştır.

Ancak, bu konu ile ilgili olarak Danıştay Birinci Dairesinin Esas No: 1982/112, Karar No: 1982/130 sayılı istişari kararında ise; haklarında tesis edilen göreve son verme, görevden çekilmiş sayılma ya da benzeri işlemlerin iptali inerine göreve döndürülenlerin, dava dilekçelerinde aylık ve diğer özlük haklarına ilişkin bir istemde bulunup bulunmadıklarına bakılmaksızın, işlemin tesisi tarihinden sonraki bütün maddi haklarının ödenmesi gerektiği belirtilmektedir.

Bu nedenle, gerek ihtilafların kısa umanda çözümlenmesi gerekte kurumların boş yere yargı giderlerini Ödememeleri bakımından uygulamanın Danıştay Birinci Dairesinin anılan karan doğrultusunda yapılması gerekmektedir." Hükmü yer almaktadır.

Bu itibarla, bahse konu Yargı Kararında belirtilen hususlara uyulmak suretiyle anılan Tebliğde belirtildiği şekilde işlem yapılmasının uygun olacağı düşünülmektedir.