Tecil edilen hükmün uygulanması
Yargı kararı ile 8 ay hapis cezasına çarptırılan ve bu nedenle memuriyetten ihraç edilen İnfaz Koruma Memurunun 4616 sayılı Erteleme Yasası hükümlerinden ne şekilde faydalanabileceği hk.
...... E-Tipi Cezaevi İnfaz ve Koruma Memuru ......... 'in memuriyete başlamadan önce, suç eşyasını gizlemek suçundan, Erzincan 3.Ordu ve Sıkıyönetim Komutanlığı I Nolu Askeri Mahkemesinde yargılanarak, sözkonusu Mahkemenin 19.4.1984 tarih ve E:l98.1,175, K:19H4.6O sayılı karan ile t av hapis cezası siması nedeniyle, adı geçen kişinin görevine ton verilip verilemeyeceğine ilişkin ilgide kayıtlı yazınız incelenmiştir.
657 sayılı Devlet Memur!an Kanununun 48 inci maddesinin. Devlet memurluğuna alınacaklarda aranacak genel şartların düzenlendiği (A) bendinin 5 inci fıkrasında Taksirli suçlar ve aşağıda sayılan suçlar dışında tecil edilmiş hükümler hariç olmak üzere, ağır hapis veya 6 aydan fazla hapis veyahut affa j uğramış olsalar bile Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla, zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçtan veya istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma suçlarından dolayı hükümlü bulunmamak." gerektiği kuralına yer verilmiş, aynı Kanunun 98 inci maddesinin (b) bendinde ise Devlet memurlarının "Memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu' şartlardan herhangi birini kaybetmesi" halinde memurluğun sona ereceği hükmü bağlanmıştır.
Diğer yandan, 23 Nisan 1999 Tarihine Kadar işlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair 4616 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin 4 üncü bendinde "23 Nisan 1999 tarihine kadar işlenmiş ve ilgili' kanun maddesinde öngörülen şahsi hürriyeti bağlayıcı cezanın üst sınırı on yılı geçmeyen suçlardan dolayı haklarında henüz takibata geçilmemiş veya hazırlık soruşturmasına girişilmiş olmakla beraber dava açılmamış veya son soruşturma aşamasına geçilmiş olmakla beraber henüz hüküm verilmemiş veya verilen' hüküm kesinleşmemiş ise, davanın açılması veya kesin bükme bağlanması' ertelenir-, varsa tutukluluk halinin kaldırılmasına karar verilir. Bu suçlarla ilgili' dosya ve deliller, bu bentte öngörülen sürelerin sonuna kadar muhafaza edilir.
Erteleme konusu suç kabahat ise bir yıl, cürüm ise beş yıl içinde bu kabahat veya cürüm ile aynı cins veya daha ağır şahsi hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren bir suç işlendiğinde, erteleme konusu suçtan dolayı da dava açılır' veya daha önce açılmış bulunan davaya devam edilerek hüküm verilir.' öngörülen süreler, erteleme konusu kabahat veya cürüm ile aynı cins veya ağır şahsi hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren bir suç işlemeksizin geçirildiğinde, ertelemeden yararlanan hakkında kamu davası açılmaz, açılmış olan davanın ortadan kaldırılmalına karar verilir." denilmektedir
Ayrıca, Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmelisinin 15 inci maddesinde "Yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen bilgilerin olumsuz olması halinde, kişinin gizlilik dereceli birim, kısım ve gizlilik dereceli yerler ile askeri, emniyet ve istihbarat teşkilatları, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalıştırılıp çalıştırılmamaları, yer değiştirerek bu görevlere devam edip etmemeleri gibi hususları incelemek ve sonucunu sorumlu amirin taktirine sunmak üzere; bakanlıklarda müsteşar, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında en Üst amirin, Üniversitelerde rektörün, illerde valinin başkanlığında, personel birim amiri, hukuk müşaviri ve varsa güvenlik işlerinden sorumlu birim amirinden oluşan Değerlendirme Komisyonunu" kurulur, Başbakanlıkta kurulacak Değerlendirme Komisyonuna Müsteşar veya görevlendireceği müsteşar yardımcısının başkanlığında, Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürü ile Personel ve Prensipler Genel Müdürünün katılımıyla oluşur. Türk Silahlı Kuvvetlerinde ise bu Komisyonun oluşumu kendi yönergeleri ile belirlenir. Değerlendirme Komisyonunun çalışma tutanakları ve kararları gizlidir" denilmekledir.
1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 2S3 üncü maddesinde, sanığın beraatine veya mahkumiyetine, davanın reddine veya düşmesine ve muhakemenin durmasına dair kararların "hüküm" olduğu, 312 nci maddesinde, süresi içinde verilen temyiz dilekçesinin hükmün kesinleşmesine engel olacağı, 312 inci maddesinde de mahkumiyet hükümlerinin kesinleşmedikçe uygulanamayacağı belirtilmiştir.
Yargı yerlerinin yerleşik kararlarında da yer aldığı üzere 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin (A) bendinin 5 inci fıkrasında öngörülen -hükümlü bulunmamak" ibaresinden; yargı yerinin son kararı üzerine kanun yollarına başvurulmaması veya başvurulmuş ise bu yolların tüketilmesi sonucu kesinleşmiş bu hükme dayalı ceza mahkumiyetinin olmaması gerektiği biçiminde değerlendirilmesi gerekmekledir.
Danıştay 1. Dairesinin F.:2001/33 K:2001/47 sayılı Kararında ise 657 saydı Kanunun 48? inci maddesinin (A) bendinin 5 inci fıkrasında sayılan suçlar dışında ve 6 aydan fazla hapis veya ağır hapis cezası gerektiren ve cezanın üst sının on yılı geçmeyen bir suç işlediği öne sürülen Devlet memurlarından, 4616 sayılı Kanun gereğince haklarında takibata geçilmemiş veya hamlık soruşturmasına girişilmiş olmakla birlikle henüz hüküm verilmemiş veya verilen hüküm kesinleşmemiş olanların, 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesinde belirtilen Devlet memuru olmaya engel sayılan bir eczadan dolayı haklarında kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunmaması nedeniyle memuriyet görevlerine son verilemeyeceği, 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin (A) bendinin 5 inci fıkrasında sayılan suçlar dışında 6 aydan fazla hapis veya ağır hapis cezasına hükümlü olup bu cezası kesinleşmiş bulunan ya da cezasını çekip tahliye edilenlerle, cezasını çekerken 4616 sayılı kanundan yararlanıp şartlı salıverilenlerin, haklarında kesinleşmiş bir ceza mahkumiyeti bulunması nedeniyle Devlet memurluğuna alınamayacağına karar vermiştir.
Bu itibarca, adı geçenin görevine son verilip verilemeyeceği hususunun yukarıda belirtilen hükümler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği mütalaa edilmektedir.